İstanbul’dan Arabayla Ege Turu | 1 Haftalık Tatil Planı

Categories Gezilecek YerlerPosted on

Eğer İstanbul’da yaşıyor ve Ege Bölgesi’ne 1 haftalık bir tur düzenlemeyi düşünüyorsanız bu yazı size yardımcı olacaktır. Esasında bu yazı sadece İstanbul’da yaşayanlar için değil Türkiye’nin her yerinden Ege’yi ve Ege’nin kıyı şeridini ziyaret etmek isteyen tatilciler için geçerli bir rota planı olabilir. 7 günlük 1 tatiliniz var ve yıllardır planladığınız Ege turunu bu tatilde yapmayı planlıyorsunuz. Arabayla Ege turu yapmanız için hazırladığımız rotayı dilerseniz sitemizin diğer bölümlerinde bulunan çeşitli destinasyon alanları ile değiştirebilirsiniz. 

Ege’de gezilecek yerler oldukça fazla ve sadece yaz turizmini kapsamıyor. Kışın Ege’de gezilecek yerler yeri geldiğinde bir göl manzarası yeri geldiğinde bir Antik Kent olabilir.  Sizde yaz yada kış olmak üzere herhangi bir gezi planı yapıyorsanız bu rotaya sadık kalarak tatil planınızı genişletebilirsiniz.

İstanbul dışından gelen tatilciler uçakla İzmir üzerinden rotasını belirleyebilir. Ankara tarafından Ege turuna gelen tatilciler ise en sondan başa doğru rotasını düzenleyebilir.

Birinci Gün: Assos


Arabanızla İstanbul’dan çıktınız ve ilk durağımız Assos.  Elbette Assos’a varmadan önce güzel bir öğle yemeği için mola vermeniz gerekecek. Bunun içinde size Kozluyalı Plajında güzel bir öğle yemeğini tavsiye edebiliriz. Burada bulunan açık hava restoranları ve küçük taşlı plajı ile güzel tesisler bulabilirsiniz. Dilerseniz ilk gecenizi burada geçirebilir ya da 15 dakikalık bir yol daha giderek Assos’a varabilirsiniz.

Assos pitoresk taşlı evlerle dolu dar ve dolambaçlı sokaklara sahip geniş ovaların muhteşem manzarasına tanık olacağınız tarihi bir tepe kasabasıdır. Assos kasabası Behramkale Balıkçı Köyü üzerinde bir akropolis üzerinde yer alır ve 20 dakikalık bir yürüme mesafesindedir.  Buraya kolayca ulaşabilirsiniz. En tepede yıkık bir Athena Tapınağı ve körfezin mükemmel manzarasına sahip Assos’un antik arkeoloji alanı yer almaktadır. Yolculuğunuzu anlamlandıran bu manzarayı görmek, geldiğinize değdiğini size gösterecektir.

Assos Otelleri


Yolculuğumuzun ilk gecesini geçirmek için Assos’ta nerede kalınır diyorsanız tapınağa yalnızca 10 dakikalık yürüme mesafesinde olan butik oteller sizin için çok güzel bir alternatif olacaktır.

 Assosta Ne Yenir?


Kaldığınız otellere kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan kafelerde yerel lezzetlerle servis edilen çeşitli mezeler, et ve balık da dahil olmak üzere güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 

İkinci Gün: Bergama, Ayvalık ve Cunda Adası (Alibey Adası)


Arkeolojik alanlara düşkünseniz Ayvalık’ın yaklaşık bir saat güneyinde bulunan Bergama’da kalabilirsiniz.  Dünyanın en büyük kütüphanelerine ev sahipliği yapan Bergama bir şifa ve sanat merkeziydi. Burada görülmeye değer yerler arasında, büyük mermer sütunlu Trajan Tapınağı etkileyici ve dik bir yapıya sahip Helenistik Tiyatro ve Dionysos Tapınağı bulunmaktadır.

Alibey Adası olarakta bilinen Cunda Adası, renkli, tarihi dokulu, dar sokaklarla dolu taş evler, kafeler ve küçük bir kasaba merkezi ile sessiz ve büyüleyici bir sahil beldesidir. Kafeye oturup soğuk bir içecek içmek için durmadan önce, fotoğrafınızı çekmek ve bu tarihi mekana tanıklık etmek için harika bir yer. Eğer Ege’ye gelmişken zeytinyağı almadan gitmek istemiyorum diyorsanız, Cunda Adası’nda bunun için oldukça doğal zeytinyağı satan yerler bulunmaktadır. 

Cunda Adası’nda çoğu küçük ve kayalık olsa da görülmeye değer plajlar bulunmaktadır. Dünyanın herhangi bir yerinde bulabileceğiniz en temiz plajlardan bir tanesi buradadır. Pek çok özel plaj bölgede bulunan otellere aittir. 

Cunda Kalınacak Yerler


Cunda’da kalabileceğiniz pek çok otel ve butik otel bulunmaktadır. Eğer plajlar sizin tatiliniz için önemli bir seçenekse özel plaj alanlarına sahip otellerde kalabilirsiniz.  Ancak plajlar ilginizi çekmiyor ve turunuza devam etmek istiyorsanız, bölgede pek çok güzel ve fiyat olarak uygun otel bulunmaktadır. 

Cunda’da Ne Yenir?


Sahil kenarında bulunan çok az restorana oturup denizi seyrederken taze yakalanmış balıkları ve bölgeye has mezeleri ile güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 

Üçüncü Gün: Efes Antik Kenti


Yolculuğumuzun üçüncü gününde uğrayacağımız yer Efes Antik Kenti.  Efes bir zamanlar Roma’nın Asya eyaletinin başkenti idi.  Türkiye’nin en büyük arkeolojik alanlarından biri olan Efes Antik Kenti dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis tapınağına ev sahipliği yapmaktadır. Eğer Efes Antik Kentine bir ziyaret düşünüyorsanız günün erken saatlerinde oraya varmanız, kalabalıktan kaçınmanız için daha iyi olacaktır. Harabeleri keşfettikten sonra günün sonunda Şirince’ye varabilirsiniz.

Dördüncü Gün: Şirince


Şirince, Efes Antik kentine ev sahipliği yapan Selçuk ilçesine yaklaşık 15 dakika uzaklıktaki muhteşem bir tepe köyüdür.  Köyün sokakları Arnavut kaldırımlı ve bu sokaklar barlar, kafeler ve zeytinyağı satan dükkanlar ile doludur. Şirince’de bir gezintiye çıkın ve gün batımını izlemek için kendinize güzel bir mekan bulun.

Şirince’de Nerede Kalınır?


Tarihi doku ile dolu pitoresk (pittoresque) manzaraya bakan teras, yanınızda kahvaltı yapabileceğiniz ve içeceklerin tadını çıkarabileceğiniz butik oteller Şirince’de çokça yer almaktadır. Bu otellerden sizin için en uygun olanlarından bir tanesinde kalabilirsiniz.

Şirince’de Ne Yenir?


Bölgede bulunan pek çok restorantta yerel lezzetleri tadabilirsiniz. Yoğurt sosu ile kaplanmış, etle doldurulmuş, güzel, geleneksel köftelerden tadabilir ve Ege’ye has vejeteryan mezelerin tadını çıkarabilirsiniz.

Beşinci Gün: Bafa Gölü


Yolculuğunuzun beşinci gününde Bafa Gölü’nde bir tekne gezisine çıkabilir, kaya mezarlarını ve tarih öncesi mağara resimlerini görmek için uzun bir yürüyüş  yapabilirsiniz. Dilerseniz kıyıdan yaklaşık 100 metre uzaklıkta olan yıkık Bizans Kalesine yüzebilirsiniz. Eğer dilerseniz geceyi burada  bulunan pansiyonlarda geçirebilir ya da geri Şirince’ye dönebilirsiniz.

Altıncı Gün: Hierapolis


Pamukkale’ye geçmeden önce sakin ve pek kimsenin ziyaret etmediği Hierapolis Antik Kentini ziyaret edebilirsiniz. Burada görülecek en önemli şey amfi tiyatro ki bu amfi tiyatro, Roma dünyasının en iyi korunmuş yerlerinden birisidir. Nekropoldeki yüzlerce mezar kemerli kapısı olan ana cadde ve Apollon Tapınağı olabilir. Ayrıca bu bölgenin muhteşem manzarasına sahip olan Aziz Philippus’un mezarını görmek için tepenin en uç kısmına tırmanmaya değer.

Hierapolis Antik Kentine Giriş Ücreti 35 ₺

Yedinci Gün: Pamukkale


Türkiye’nin en önemli cazibe merkezlerinden biri olan Pamukkale oldukça kalabalık olmasına rağmen kesinlikle görülmeye değer. Elbette Pamukkale’yi kısa bir tanımlama ile anlatabilmek mümkün değildir. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan ikinci doğal sit alanı olan Pamukkale, Hierapolis antik kenti’nin hemen yakınındadır. Bölgede bulunan antik havuzda yüzmek kesinlikle kaçırmamanız gereken bir fırsat. Ancak bunun için ufak bir ödeme yapmanız gerekiyor, fiyatı ise yaklaşık 30 TL. Yüzmek elbette ücretli ancak sadece görmek ve sevdiklerinizle fotoğraf çekilmek istiyorsanız giriş ücreti ödemeden görebilirsiniz.

Pamukkale Travertenlerine Giriş Ücreti 35 ₺

Pamukkale’de Nerede Kalınır?


Bölgede bulunan pek çok 5 yıldızlı otel bölgedeki diğer otellere kıyasla makul fiyatları temiz ve şık odalarıyla misafir ağırlamaya müsait.

Artık bu Ege turumuzu tamamladığımıza göre dönüşte dilerseniz tekrar kıyıdan ve İzmir üzerinden, dilerseniz farklı manzaralar görmek isteyeceğiniz Eskişehir yolu üzerinden İstanbul’a dönebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: